Eğitim Sistemi Üzerine Söyleşi

Kategori : Ana Sayfa, Eğitim Çalışmaları - Etiketler : - Tarih : 26 Ocak 2012

22 Ocak Pazar Günü içinde çalışma yürüttüğümüz kurum Mayısta Yaşam Kooperatifi’nin Yenibosna şubesinde akademisyen Serdar Değirmencioğlu’nun katıldığı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Serdar Değirmencioğlu’nun yapımcısı olduğu 3 Saat filmi, ÖSS’ye hazırlanan 6 öğrencinin bir sene  boyunca yaşadıklarını anlatan uzun metrajlı bir film. Söyleşide zaman sıkıntımızın olmasından kaynaklı yaklaşık 2 saat süren bu filmi gösteremedik. Serdar Değirmencioğlu, genel olarak bir bütün olarak eğitim sisteminde yaşanan sorunları kendi penceresinden anlattı. Üniversiteyi kazanan kesimlerin genel olarak varlıklı ailelerin çocuklarından oluştuğunu, okullarda şiddeti, okulların insanların eğitim aldıkları bir yer olmaktan çok bazı katı disiplinlerin verildiği yerler olduğunu, dershanecilik sistemiyle parası olanın bilgiye ulaşabileceği bir hale geldiğinden söz etti. Üniversite kazanan öğrenciler ve onların arasında bir bağ olmadığını; okulların artık ders veren ve bu dersi alanlar olarak bölündüğünden bahsetti.

Bu tarz kurumlar dayanışmayı öne çıkardığı için onları önemsediğini; zamanı ve olanağı oldukça bu tarz söyleşi ve panellere katılmaya çalıştığını ekleyerek bundan sonra da bu tarz söyleşilere katılmaya çalışacağını söyledi.

Mayısta Yaşam Kooperatifi adına yapılan konuşmada ise YGS-LYS’nin her yıl yaklaşık bir buçuk milyon insanın girdiği bir sınav olduğu; ilköğretim çağında eğitime başlayan 1.5 milyon  öğrenciden ancak 600 bin kişin liseden mezun olduğu; ve bunlarında ancak  yüzde 10’unun sınavı kazanabildiği belirtildi.

Mayısta Yaşam’ın da eğitim sorununa karşı kendi cephesinden bir dayanışma ağı kurarak, öğrenciler arasında dayanışmayı örgütlemeye çalıştığı, şu anda İstanbul’da 4 farklı mahallede bu çalışmanın yapıldığı ve yaklaşık 100 öğrencisi ile 60 yakın hocasıyla bu faaliyeti örgütlemeye çalıştığı anlatıldı.

Ayrıca, eğitim sisteminde yaşanan sorunun sadece bir kaynak sorunu olmadığı; burjuva çocuklarının tüm kurumlarıyla örgütlendiği; oysa emekçi çocuklarının böyle bir olanağı olmadığı; zengin çocukları kolejlere gider ve özel dersler alırken emekçi mahallerinde yaşayan öğrencilerin ancak hedefleri, olanakları, beklentileri birbirine yakın öğrencilerin bir arada durarak çalışma gruplarıyla sınav hazırlanırlarsa kazanabileceği ifade edildi. Piyasada mevcut olan müfredatların, kitapların, soru bankalarının düz liselere ve meslek liselerine giden kesimlerin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu, bu sorunu çözmek  için geçen Mayıs’tan beri bir müfredat çalışmasını yapıldığı söylendi.

Söyleşiye katılan öğrenciler ise okullarda yaşadıkları baskıdan, şiddetten, Kürt  öğrencilerin yaşadığı baskılardan ve dershanede yaşadıkları sorunlardan bahsetti. 2 saat süren ve yaklaşık 30 kişinin katıldığı söyleşiye kooperatif öğrencileri hayli aktif bir katılım gösterdi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.